Vaskülit Belirtileri Nelerdir
Ateş, baş ağrısı, yorgunluk, kilo kaybı genel ağrılar, gece terlemeleri, döküntüler, el ve ayaklarda uyuşma ve zayıflama gibi belirtiler vaskülitlerde görülebilir. Bunların dışında tutulan organa göre spesifik belirtiler verebilir. Beyin tutulduğunda inme belirtileri görülebilir. Kalp tutulduğunda kalp krizi şeklinde belirti verebilir. Böbrek tutulduğunda böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir.
Vaskülit Tiplerine Göre Görülen Belirtiler
Behçet Hastalığı; Vücuttaki arter ve venlerde iltihaba neden olur. Ağız ve genital bölgede ülserler , gözde iltihap ve akne gibi deri lezyonlarına neden olabilir.
Burger hastalığı (tromboanjiit obliterans); Bu durum elleriniz ve ayaklarınızdaki kan damarlarında iltihap ve pıhtılara neden olarak bu bölgelerde ağrı ve ülserlere neden olur. Nadiren, Burger hastalığı karın, beyin ve kalpteki kan damarlarını etkileyebilir.
Churg-Strauss sendromu (Poliangiitis ile birlikte eozinofilik granülomatozis); Bu durum çok nadirdir. Özellikle akciğerleri, deriyi, böbrekleri, kalbi ve sinirleri etkiler. Semptomlar büyük ölçüde değişkendir. Bu hastalığa sahip olanlar astım, deri değişiklikleri, sinir ağrısı ve burun alerjisi ile doktora başvurabilir.
Kriyoglobulinemi; Bu durum kandaki anormal proteinlerden kaynaklanır. Semptomları arasında döküntüler, eklem ağrısı, halsizlik ve uyuşukluk veya karıncalanma yer alır.
Dev hücreli arterit (temporal arterit); Bu durum özellikle temporal arterler olmak üzere kafa atardamarların iltihaplanmasıdır. Dev hücreli arterit baş ağrılarına, kafa derisinde hassasiyete, çene ağrılarına, bulanık veya çift görme ve hatta körlüğe neden olabilir.
Poliangiitisli granülomatozis; Bu durum burun, sinüs, boğaz, akciğer ve böbreklerdeki kan damarlarının iltihaplanmasına neden olur. Belirtiler ve semptomları burun tıkanıklığı, sinüs enfeksiyonları, burun kanaması ve muhtemelen kanlı balgamdır. Ancak çoğu kişide hastalık ilerleyinceye kadar belirgin semptomlara sahip değildir.
Henoch-Schonlein purpurası (IgA vaskülit); Bu durum erişkinlere göre çocuklarda daha yaygındır. Bu hastalık cilt, eklem, bağırsak ve böbreklerdeki çok küçük kan damarlarının (kılcal damarların) iltihaplanmasına neden olur. Belirtiler ve semptomlar arasında karın ağrısı, idrarda kan, eklem ağrısı, kalça ve bacaklarda döküntüler yer almaktadır.
Aşırı duyarlılık vasküliti; Bazen alerjik vaskülitde denir, bu durumun birincil işareti genellikle bacaklarda, ciltte kırmızı lekelerdir. Bir enfeksiyon veya ilaca karşı olumsuz bir reaksiyon ile tetiklenebilir.
Kawasaki hastalığı (Mukokutanöz lenf nodu sendromu); Bu durum genellikle 5 yaşından küçük çocukları etkiler. Belirtiler ve semptomları arasında ateş, döküntü ve göz kızarıklığı yer alır.
Mikroskobik poliangiitis; Bu vaskülit formu, genellikle böbreklerde, akciğerlerde veya sinirlerde bulunan küçük kan damarlarını etkiler. Karın ağrısı, döküntü, ateş, kas ağrısı ve kilo kaybı gelişebilir. Akciğerler etkilenirse kanlı balgam görülür.
Poliarteritis nodosa; Bu vaskülit formu genellikle böbrekleri, sindirim sistemini, sinirleri ve cildi etkiler. Belirtiler ve semptomları arasında döküntü, halsizlik, kilo kaybı, kas ve eklem ağrısı, yemek sonrası karın ağrısı, yüksek tansiyon, kas ağrısı, halsizlik ve böbrek sorunları yer alır.
Takayasu arteriti; Bu vaskülit formu, aort dahil olmak üzere vücuttaki daha büyük arterleri etkiler. Belirtiler ve semptomları eklem ağrısı, nabız kaybı, yüksek tansiyon, gece terlemeleri, ateş, genel halsizlik, iştah kaybı, baş ağrısı ve görsel değişiklikleridir.



yıkamak
vurunuz.
2019 Global Strategy for Prevention, Diagnosis and Management of COPD (2019 KOAH’ın Önlenmesi, Tanısı ve Tedavisi için Küresel Strateji)
Oksijen uygulaması hipoksemi tedavisinde uygulanan bir yöntemdir. Nefes darlığı tedavisi için kullanılmaz. Nonhipoksemik nefes darlığı olanlarda oksijen tedavisinin nefes darlığı hissini azalttığını gösteren herhangi bir bulgu yoktur. Beşinci vital bulgu olarak oksijen saturasyonu (SS, N, TA, A, satO2) tüm nefes darlığı olan ve akut gelişen hastalıklarda pulse oksimetre ile kontrol edilmelidir. FiO2 pulse oksimetre sonuçları ile birlikte kayıt altına alınmalıdır. Pulse oksimetre acil oksijen uygulanan her yerde olmalıdır. Oksijen tedavisi ile hedef oksijen saturasyonu ağır akut hastalarda %94-98i hiperkapnik solunum yetmezliğinde %88-92 olmalıdır. (Thorax 2008;63(Suppl VI):vi1–vi68.