Tarihte salgınlar
ÇİÇEK:
Yaklaşık olarak 3000 yıl önce Mısır’da tespit edilen çiçek virüsünün, 6.yy’da uzakdoğuda Çin ve Kore’de başladığı ve Japonya’ya yayıldığı bildirilmiştir. Daha sonra 7.yy’da Arap dünyasına ve 11yy’da Avrupaya yayılmıştır. Bu yıllarda, çiçek virüsüne yakalanan her 10 kişiden 3’ü ölmekteydi ve 18yy’da Avrupa’da yaklaşık olarak 400.000 kişinin ölümüne neden olmuştur. Yirminci yüzyılda, tüm dünyada yaklaşık olarak 3-5 milyon kişinin ölümüne neden olduğu tahmin edilmektedir.
İlk olarak 1796 yılında İngiliz doktor Edward Jenner, İnek çiçeğine yakalanan sütçü kızların çiçek hastalığından korunduğunu fark etmiş ve 1800’lerde aşılamanın temelleri atılmıştır. Dünya sağlık örgütü 1959 yılında eradikasyon (yok etme) programı başlattıktan sonra küresel işbirliği ile yapılan aşılama programına bağlı olarak çiçek hastalığı en son Somalide 1977 yılında bildirilmiştir.
GRİP (İNFLUENZA):
1918 yılında influenza pandemisi (İspanya gribi), yakın tarihin en şiddeli pandemisi olarak bildirilmiştir. Buna neden olan kuş kökenli genlere sahip H1N1 virüsüydü. Yaklaşık 500 milyon insanın veya dünya nüfusunun üçte birinin bu virüsle enfekte olduğu tahmin edilmektedir. Ölüm sayısının dünya çapında en az 50 milyon olduğu olduğu tahmin ediliyor. Ölüm oranı 5 yaş altı, 20-40 yaş arası ve 65 yaş ve üzeri kişilerde yüksekti. 20-40 yaş grubundakiler de dahil olmak üzere sağlıklı insanlarda yüksek ölüm oranı, bu pandeminin benzersiz bir özelliğiydi. O yıllarda influenzaya karşı aşının olmaması, influenzaya bağlı ortaya çıkan pnömoni (zatürre) tedavisinde kullanılacak antibiyotiklerin bulunmaması, insanları dünya çapında izolasyon, kişisel hijyen ve karantina gibi sınırlamalara yöneltmiştir. 1942’de influenza virüsüne karşı ilk aşı üretildikten sonra 1945 yılında insanlarda kullanmak için lisans alınmıştır. En son 2009 yılında DSÖ, H1N1 salgınını pandemi olarak ilan etmiş ve monovalan H1N1 pandemik aşısının ilk dozları uygulanmaya başlanmıştır.
ÇOCUK FELCİ (POLİOMYELİT):
Bir virüs tarafından meydana gelen ateş, baş ağrısı, sırt ağrısı, bulantı ve kaslarda felç ile kendini gösteren bir enfeksiyöz hastalıktır. İlk olarak 1800’lü yıllarda Avrupa’da salgın olarak ortaya çıkmıştır. Polionun hiç bir tedavisi bulunmazken, tek çare olan aşı ile bu hastalığın önüne geçilmektedir. Günümüzde dünyanın çoğunda eradike edilmişken, Nijerya, Pakistan ve Hindistanda hastalık halen görülebilmektedir.
TÜBERKÜLOZ:
İnsanlık tarihini en eski hastalıklarından biri olan tüberküloz, 150 milyon yıldan beridir dünyada bulunduğu düşünülmektedir. Vücutta tutmadığı organ hemen hemen yoktur, her organı tutabilir ve özellikle bazı hayati organları tuttuğunda tedavisi mümkün olmayan arazlara yol açabilmektedir (menenjit, ölüm). Hastalıktan korunmada alınan ilk ve en önemli aşama 1921 yılında bulunan BCG aşısıdır. Tüm dünyada yaygın olarak kullanılan BCG aşısı, ülkemizde aşı programında çocukluk çağında yapılması gerek aşıların başında gelmektedir. Aşının başarı oranı değişmekle beraber, çocukları ölümcül olan tüberküloz hastalıklarından (menenjit, miliyer tüberküloz) %100 korumaktadır.
KIZAMIK:
Dünya genelinde her yıl 100.000 ölüme neden olan önemli bir sağlık sorunudur. Halen günümüzde bazı Afrika ülkelerinde binlerce çocuğun ölümüne neden olan salgınlara yol açmaya devam etmektedir. Kızamığın tedavisi için bir ilaç yoktur. Fakat diğer viral enfeksiyonlarda olduğu gibi canlı kızamık aşısı kızamık hastalığını önlemede en faydalı koruyucu önlemdir.



yıkamak
vurunuz.
2019 Global Strategy for Prevention, Diagnosis and Management of COPD (2019 KOAH’ın Önlenmesi, Tanısı ve Tedavisi için Küresel Strateji)
Oksijen uygulaması hipoksemi tedavisinde uygulanan bir yöntemdir. Nefes darlığı tedavisi için kullanılmaz. Nonhipoksemik nefes darlığı olanlarda oksijen tedavisinin nefes darlığı hissini azalttığını gösteren herhangi bir bulgu yoktur. Beşinci vital bulgu olarak oksijen saturasyonu (SS, N, TA, A, satO2) tüm nefes darlığı olan ve akut gelişen hastalıklarda pulse oksimetre ile kontrol edilmelidir. FiO2 pulse oksimetre sonuçları ile birlikte kayıt altına alınmalıdır. Pulse oksimetre acil oksijen uygulanan her yerde olmalıdır. Oksijen tedavisi ile hedef oksijen saturasyonu ağır akut hastalarda %94-98i hiperkapnik solunum yetmezliğinde %88-92 olmalıdır. (Thorax 2008;63(Suppl VI):vi1–vi68.