KOAH
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), akciğerlerde hava akımı tıkanıklığına ve kronik solunumla ilgili sorunlara neden olan kronik (müzmin) bir hastalıktır. KOAH amfizem ve kronik bronşit olmak üzere iki hastalıktan oluşmaktadır. KOAH’a sahip milyonlarca kişide nefes almak zorlaşmaktadır. Milyonlarca insan teşhis ve tedavi edilmeden KOAH’tan mustarip bir şekilde yaşamaya devam etmektedir.
Küresel düzeyde hem erkeklerde hem de kadınlarda KOAH sıklığının %10.6 olduğu tahmin edilmekte ve bu da 480 milyon vakaya karşılık gelmektedir. KOAH dünyada en fazla ölümlere neden olan 3 hastalıktan biridir. Bu ölümlerin %90’ı düşük ve orta ekonomisi olan ülkelerde meydana gelmektedir. Bu nedenle KOAH hem önlenebilen hemde tedavi edilebilen önemli bir halk sağlığı problemidir. KOAH, kronik bir hastalık olduğundan uzun süre devam eden şikayetlerle birlikte erken ölümlere neden olan hastalıkların başında gelmektedir.
Geçmişte KOAH’ın genellikle bir erkek hastalığı olduğu düşünülürdü, ancak son yıllarda bu durum değişti. Bazı gelişmiş ülkelerde kadınlarda sigara içme oranının artmasından dolayı 2000 yılından bu yana KOAH nedeniyle ölen kadın sayısı erkeklerden daha fazla olmaya başlamıştır.
KOAH’ın kadınları erkeklerden farklı etkilemesinin çeşitli nedenleri vardır. Kadınlara erkeklerden daha geç tanı konmaktadır ve tanı konulduğunda hastalık daha ilerlemiş olduğundan tedavi daha az etkili olma eğilimindedir. Kadınlar ayrıca tütün ve iç ortam hava kirliliği (Biomas) gibi diğer zararlı maddelerin etkilerine karşı daha savunmasız görünmektedir. Örneğin, tütün dumanı KOAH’ın ana nedenidir, ancak sigara içen kadınlar, sigara içen erkeklere göre daha genç yaşlarda ve daha düşük sigara içme seviyelerinde KOAH’a yakalanma eğilimindedir.
KOAH’ın en önemli nedeni aktif ve pasif olarak sigara ve tütün ürünlerine maruziyettir. Tütün dumanından sonraki nedenler arasında; hava kirliliği, mesleki olarak toz, duman ve kimyasallara maruziyet, bebeklik döneminde sigara dumanına maruziyet, prematüre doğum, çocukluk döneminde sık geçirilen enfeksiyonlar ve genetik nedenler yer almaktadır. Tüm bu nedenlerin dışında özellikle ülkemizde yemek pişirme ve ısınmada kullanılan (odun, hayvan gübresi, mahsul artıkları) geleneksel yakıtlara (Biomas) maruz kalan kadınlarda KOAH sık gözlenmektedir.
KOAH’lı kişilerde sadece akciğerler hasar görmez ve hastalık ilerledikçe kalp ve iskelet-kas sistemi başta olmak üzere vücuttaki diğer organlarda etkilenmeye başlar. KOAH’ın yaygın belirtileri orta yaştan itibaren ortaya çıkar. KOAH ilerledikçe, insanlar genellikle nefes darlığı nedeniyle normal günlük aktivitelerini yerine getirmekte daha fazla zorlanırlar. KOAH’ın belirtileri arasında balgamlı veya balgamsız öksürük, nefes almada zorluk, hırıltılı solunum ve yorgunluk yer alır. Bu belirtiler KOAH’ın derecesine ve tipine göre kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Mesela amfizem şeklinin ön planda olan bir kişide balgam olmayabilir, nefes darlığı daha belirgin olabilir. Hastalık ilerlediğinde kalp yetmezliği gelişebilir ve bacaklarda şişlik eşlik edebilir. KOAH’lı kişiler, sıklıkla bir enfeksiyon (viral veya bakteriyel) geçirdikten sonra birkaç gün süren krize girerler ve bu durum bazen hastanın hastaneye yatarak tedavi edilmesine neden olur. Sigara ve hava kirliliği KOAH’ın en yaygın nedenleridir. KOAH’lı kişiler diğer sağlık sorunları açısından daha yüksek risk altındadır. Ayrıca sigara içmeye bağlı olarak KOAH’lı kişilerde diğer sağlık sorunlarının gelişme riski de daha yüksektir. Bunlar: grip veya zatürre gibi akciğer enfeksiyonları, akciğer kanseri, kalp problemleri, kaslarda erime, kemiklerde kırılganlık, depresyon ve anksiyete.
KOAH zaman içinde ve özellikle 40’lı yaşlardan sonra kademeli olarak ortaya çıkar. Uzun süre sigara içen ve 40 yaşından sonra öksürük, balgam ve nefes darlığı olan kişilerde KOAH’tan şüphelenilmelidir. Bu kişilerde spirometri adı verilen basit bir test ile akciğer fonksiyonları ölçülerek KOAH tespit edilir.
KOAH tedavi edilebilir değildir, ancak sigara içmekten ve hava kirliliğine maruz kalmaktan kaçınılırsa ve enfeksiyonları önlemek için aşılar yapılır ve solunumla alınan ilaçlar düzenli kullanılırsa semptomlar azalabilir. Ayrıca ileri düzeydeki KOAH’lı kişilerde oksijen, pulmoner rehabilitasyon ve solunum cihazları gerekebilir.
KOAH tedavisi, bir doktor tarafından dikkatli ve kapsamlı bir değerlendirme yapılmasını gerektirir. KOAH tedavisi semptomları hafifletebilir, alevlenmelerin sıklığını ve şiddetini azaltabilir ve egzersiz toleransını artırabilir. Sigara içen kişiler için tedavinin en önemli kısmı sigarayı bırakmaktır. Evde ve işyerinde tütün dumanından ve diğer hava kirleticilerden kaçınmak çok önemlidir. Pulmoner rehabilitasyon ile hastaların nasıl daha iyi nefes alacakları ve enerjilerini nasıl koruyacaklarını öğreten planların yanı sıra yiyecek ve egzersiz konusunda tavsiyeler alarak yaşam kalitesini artırabilirler.
Bronkodilatör inhalerler KOAH tedavisinde kullanılan en önemli ilaçlardır. Bu ilaçlar hava yollarını açık tutarak hastayı rahatlatırlar. Bunlar günlük olarak alınır ve inhale steroidlerle kombine edilebilir.
Başka tedaviler de kullanılabilir: Steroid haplar ve antibiyotikler genellikle alevlenmeleri tedavi etmek için kullanılır. KOAH’ta en önemli problem hastaların enfeksiyona yakalanmasıdır, bunu önlemek için hastanın akciğer enfeksiyonlarından korunması gerekmektedir. Bunun için hastaların her yıl grip aşısı ve 5 yılda veya ömürde bir zatürre aşısı olması gerekmektedir.
Prof. Dr. Kürşat Uzun, Saygı Hastanesi, Göğüs Hastalıkları ve Yoğun Bakım Uzmanı



yıkamak
vurunuz.
2019 Global Strategy for Prevention, Diagnosis and Management of COPD (2019 KOAH’ın Önlenmesi, Tanısı ve Tedavisi için Küresel Strateji)
Oksijen uygulaması hipoksemi tedavisinde uygulanan bir yöntemdir. Nefes darlığı tedavisi için kullanılmaz. Nonhipoksemik nefes darlığı olanlarda oksijen tedavisinin nefes darlığı hissini azalttığını gösteren herhangi bir bulgu yoktur. Beşinci vital bulgu olarak oksijen saturasyonu (SS, N, TA, A, satO2) tüm nefes darlığı olan ve akut gelişen hastalıklarda pulse oksimetre ile kontrol edilmelidir. FiO2 pulse oksimetre sonuçları ile birlikte kayıt altına alınmalıdır. Pulse oksimetre acil oksijen uygulanan her yerde olmalıdır. Oksijen tedavisi ile hedef oksijen saturasyonu ağır akut hastalarda %94-98i hiperkapnik solunum yetmezliğinde %88-92 olmalıdır. (Thorax 2008;63(Suppl VI):vi1–vi68.