Aşılar
Günümüzde her ülkenin olağan aşılama programları bulunmaktadır. Bu aşılama programının uygulanması ile özellikle çocuklar (kızamık, kızamıkçık, kabakulak, polio, tüberküloz, sarılık) başta olmak üzere erişkinlerde (Hepatit B, Pnömokok, HPV, H. influenza) ölümcül hastalıkların oluşmasının önüne geçilmektedir. Yıllardır yapılan bilimsel çalışmalarda bu aşıların yapılması gerektiği gösterilmiştir. Aşıların etkinliği yıldan yıla değişik oranlarda olabilir. Grip aşısında etkinlik %10’dan %60’lara kadar değişebilir. Fakat düşük etkinliğe rağmen risk gruplarının aşılanması, ölümcül komplikasyonların önüne geçmede yeterli olabilmektedir. Yıllardan beri bir çok etkene karşı uygulanan aşılar ile ilgili bir yan etki veya komplikasyon ortaya çıkmış olsaydı bu gizlenemez ve tüm dünyaya bilimsel yayın/çalışmalar ile aktarılırdı. Aynı şekilde bu bildiğimiz aşıların yanında, DSÖ,Avrupa İlaç Ajansı ve diğer ülke İlaç Ajanslarının izinleriyle Covid-19 aşısı da tüm dünyada (ABD, İngiltere, Brezilya, Rusya, Hindistan, Japonya, Çin, Avustralya, Almanya, Fransa ve diğer ülkeler) uygulanmaya başlanmıştır. Aşı sonrası çıkan komplikasyonlar hemen bildirilmiş ve tüm dünyada bunu görmüş ve bu nedenle bazı aşılar kullanımdan kaldırılmıştır. Fakat güvenle kullanılmaya devam eden aşılar hakkında, kullanılmasını engelleyecek günümüze kadar bildirilmiş herhangi bir yan etki bulunmamaktadır. Bu süre içinde de Covid-19 virüsü bir çok kez genetik yapısını değiştirerek (varyant) bulaştırıcılığını ve ölümcül etkisini artırmaya devam etmektedir. Yapılan bilimsel çalışmalarda kullanılan Covid-19 aşılarının etkinliği %58 ile %95 arasında değişmektedir. Aynı zamanda aşı vurulan kişilerde ölümcül veya yoğun bakıma yatışı önleme açısından etkinlik %99 bulunmuştur. Yoğun bakıma yatışı, ağır hastalığı ve ölümü önlemedeki aşının yüksek etkinliği şu anda aşı uygulamak için yeterli nedenlerdir. Bu nedenle, Covid-19’un ölümcül etkilerinden korunmak için ya aşılama veya kesin bir tedavinin geliştirilmesinden başka bir çare yoktur. Çalışmalar devam etmekle beraber, %100 etkili bir aşının veya bir tedavinin ortaya çıkacağı ana kadar, elimizde bulunan mevcut aşıları uygulamaktan başka çare bulunmamaktadır. Covid-19 hastalığı için etkili bir tedavi bulunsa bile bu tedavi ekonomik yüküde beraberinde getirecektir. Tüm dünyanın, eşit olarak bu tedavi yönteminden faydalanması mümkün olmayabilir. Bu nedenle en ucuz yöntem olan maske, mesafe ve hijyen kurallarıyla birlikte ücretsiz aşılama en doğru seçenek gibi görünmektedir.
Dünya genelinde en son 181 ülkede 4 milyar 607 milyon dozdan fazla aşı uygulandı. Aşılamada ileri gelen ülkeler arasında, Çin 1 milyar 820 milyon dozla ilk sırada yer alırken, Hindistan 523 milyon dozla ikinci, Avrupa Birliği ülkeleri ise 499 milyon dozla üçüncü sıraya, ABD 354 milyon, dozla 4. sıraya yerleşti. Türkiye ise şimdiye kadar 82 milyon doz aşı uygulanmış olup tek doz uygulama oranı %70, iki doz uygulama oranı ise %51 olmuştur. Yapılan randomize çalışmada Tek doz biontech aşı yapan erişkilerde Delta varyantına karşı koruyuculuğu %30.7 olduğu, iki doz aşılama yapıldığında koruyuculuk %88’e yükseldiği bildirilmiştir. Covid-19 alfa varyantına karşı koruyuculuk ise, tek doz aşılamada %48.7, çift doz aşılama sonrası bu oran %93.7’e çıktığı gösterilmiştir. Biontech aşı yaptıran genç ve çocuklarda ise koruyuculuk %100 olduğu bildirilmiştir. Gebelerde ise yapılan çalışmalarda, aşılamanın gebelik üzerine bir etkisinin olmadığı yönde olup, DSÖ ve CDC gebelerde aşı yapılmasını önermektedir. Aşı programı sonrası, 19 Haziran 2021 itibariyle, Covid-19 aşılarının yalnızca İngiltere’de 7.2 milyon enfeksiyonu ve 27.000 ölümü önlediği tahmin ediliyor. Benzer şekilde, Amerika Birleşik Devletleri’nde Haziran 2021 sonu itibariyle tahmini 279.000 ölüm ve 1.25 milyona varan hastaneye yatış önlendiği bildirilmiştir.
VARYANT GELİŞİMİ
Diğer tüm virüsler gibi Covid-19’un genetik yapısı mutasyonlar nedeniyle sürekli değişir. Bu değişiklikler, virüsün zamanla ortaya çıkan varyasyonlarına neden olur. Bazı varyantlar ortaya çıkıp kaybolurken, diğerleri ortaya çıkar ve devam eder. Şimdiye kadar küresel olarak bildirilen birden fazla Covid-19 varyantı vardır. Bunlardan dört yeni suş, daha hızlı yayılmalara neden olan epidemiyolojik, patojenik veya immünolojik özellikleri nedeniyle endişe uyandırmaktadır. Virüsün daha hızlı yayılması, artan sayıda Covid-19 vakası anlamına geliyor demektir. Bu nedenle, değişkenler kontrol edilmezse daha fazla potansiyel ölümler ortaya çıkabilir ve sağlık hizmetleri kaynaklarında aşırı yüklenemeye bağlı olarak sağlık hizmetleri risk altındadır. Üç suş şunları içerir; İngiltere, Brezilya, Güney Afrika ve Hindistan (Delta). Epidemiyolojik kanıtlar, bu mutasyonların mutasyon olmadan önceki virüslerden daha hızlı yayıldığını ve daha ölümcül olabileceğini göstermektedir. Varyantların önüne geçebilmek için salgının kontrol altına alınması gerekmektedir. Salgının kontrol altına alınabilmesi, toplumdaki her bireyin enfeksiyon kontrol kurallarına büyük bir dikkatle uyması ve kısa sürede aşılamanın toplumun %75-80’nini kapsayacak şekilde uygulanmasıyla mümkündür.
MEVCUT AŞILAR
Biontech-Pfizer Aşısı; Aşı, hücresiz ortamda in vitro olarak SARS-CoV-2’nin spike (S) proteinini kodlayan ilgili RNA dizisinin çoğaltılmasıyla elde edilen yüksek derecede saflaştırılmış tek zincirli (5’ucundan başlayan) messenger RNA (mRNA) içerir. Tüm dünyada en yaygın kullanılan iki aşıdan biridir. Etkinliği %95 olarak bildirilmiştir. Pandemi sürecinde yeni ortaya çıkan varyantlara karşıda etkili olduğu bildirilmiştir. Aşı, sol omuz kası içine uygulanır. Aşı sonrası kolda ağrı, şişlik, ısı artışı, ateş, halsizlik ve kas ağrıları olabilir. Bazı kişilerde hiç bir yan etki yapmaz iken, bazı kişilerde hafif yan etkiler oluşturabilir. Bu durumda 1-2 gün alınacak parasetamol gibi ilaçlar bu şikayetlerin giderilmesine yardımcı olacaktır. Aşının içindeki maddelerin birine allerjik reaksiyonu olan kişilerde veya ilk aşı sonrası allerjik reaksiyon gelişen kişilerde aşı uygulanmaz. Ek hastalığı olan kişiler doktoruna danıştıktan sonra aşı olmalıdır. Biontech aşısı 3 hafta ara ile iki doz şeklinde uygulanmaktadır. Şu ana kadar 3. doz aşı uygulanmasıyla ilgili net bir durum oluşmamıştır, fakat 3. doz aşı uygulaması olacak gibi görünmektedir. En önemli yan etkisi myokardit (kalp kası iltihabı), uygulanan 2.8milyon doz aşıda 23 kişide gözlenmiş (0.1/1.000.000), aşı yerine serum fizyolojik (tuzlu su) uygulanan kişlerde (0.2/1.000.000) bile belli oranda gözlenmesi, bu yan etkinin aşıya bağlı gelişip gelişmediği hakkında bir çok soru işaretleri oluşturmuştur, ayrıca bu tutulumların çoğu tedavi ile iyileşmiştir. Covid-19 hastalığına yakalanan ağır hastalarda %60 oranında kalp tutulumunun olduğunu düşünürsek aşılamanın ne kadar önemli olduğu görülecektir.
Sinovac: İnaktif bir aşıdır. Etkinlik düzeyi %50-70 arasında değişmektedir. En yaygın yan etkileri, baş ağrısı, halsizlik, kolda ağrı ve kas ağrılarıdır. Aşı vuranlarda meydana gelen yan etkilerin tümü bir kaç gün içinde tedavi gerektirmeden kendiliğinden geçmektedir. DSÖ sinovac aşısını acil kullanım kapsamına almıştır. Sinovac aşısıda iki doz uygulanmakta, fakat yapılan araştırmalarda 6 ay sonra aşıya bağlı antikor düzeyinde düşüş bildirilmiştir. Bu nedenle 3. doz aşı uygulaması gerekli olacaktır.
Astrazeneca aşısı: DSÖ ve diğer kuruluşlar tarafında kullanılmasına izin verilen Astrazeneca aşısı bazı ülkelerde genç-orta yaşlı kişilerde kan pıhtılaşmasına neden olduğu için ya kulanımdan kaldırılmış veya daha yaşlı kişilere uygulanmasına izin verilmiştir.
MİYOKARDİT ve COVID-19 AŞILARI
Nisan 2021’den bu yana, Amerika Birleşik Devletleri’nde Pfizer-BioNTech veya Moderna koronavirüs aşılarını aldıktan sonra meydana gelen miyokardit (kalp kası iltihabı) ve perikardit (kalbin dışındaki zarın iltihabı) vakalarına ilişkin binden fazla bildirim olmuştur. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine (CDC) göre, uygulanan yüz milyonlarca COVID-19 aşı dozu göz önüne alındığında, bu bildirimler çok nadirdir. Bu problem, ergenlerde (gençler) ve genç yetişkinlerde ve erkeklerde daha sık görülür. Çoğu durumda miyokardit veya perikardit hafiftir ve hızla düzelir. Bir mRNA COVID-19 aşısının (Pfizer-BioNTech, Moderna) ikinci enjeksiyonunu aldıktan sonraki birkaç gün içinde, göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı olma hissi olursa hemen tıbbi yardım almak gerekiyor.



yıkamak
vurunuz.
2019 Global Strategy for Prevention, Diagnosis and Management of COPD (2019 KOAH’ın Önlenmesi, Tanısı ve Tedavisi için Küresel Strateji)
Oksijen uygulaması hipoksemi tedavisinde uygulanan bir yöntemdir. Nefes darlığı tedavisi için kullanılmaz. Nonhipoksemik nefes darlığı olanlarda oksijen tedavisinin nefes darlığı hissini azalttığını gösteren herhangi bir bulgu yoktur. Beşinci vital bulgu olarak oksijen saturasyonu (SS, N, TA, A, satO2) tüm nefes darlığı olan ve akut gelişen hastalıklarda pulse oksimetre ile kontrol edilmelidir. FiO2 pulse oksimetre sonuçları ile birlikte kayıt altına alınmalıdır. Pulse oksimetre acil oksijen uygulanan her yerde olmalıdır. Oksijen tedavisi ile hedef oksijen saturasyonu ağır akut hastalarda %94-98i hiperkapnik solunum yetmezliğinde %88-92 olmalıdır. (Thorax 2008;63(Suppl VI):vi1–vi68.